Markamızın Gücünü Kanıtlıyoruz

“Aktaş Group bünyesinde 2005 yılında kurulan Rexoil Petrokimya, madeni yağ sektöründe uluslararası standartlarda üretim yaparak Türkiye pazarında adından söz ettirmeyi başarmıştır. ‘Doğru ürün, kaliteli hizmet’ sloganıyla hareket eden firma, son teknolojik sistemle üretimini gerçekleştiriyor. Misyonunun sektöre yeni bir soluk getirmek, alternatif yaratmak olduğunu söyleyen Aktaş Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa AKTAŞ, Rexoil’in kısa zamanda pazarda kendini kanıtlayarak, hakettiği yere geleceğine inandıklarını belirtti.”

FirDWEEEWEWmanızı kısaca tanıtır mısınız ?

Rexoil Petrokimya San. ve Tic. A.Ş. madeni yağ üretimi yapmak üzere 2005 yılında İstanbul’da kurulmuştur. Tuzla Birlik Organize Sanayii bölgesinde 2.500 M² açık, 7.000 M² kapalı olmak üzere toplam 9.500 M2’lik bir üretim tesisine sahiptir. Tesisimiz, son teknoloji madeni yağ laboratuvarına sahiptir. Makine parkında yer alan tam otomatik dolum makineleri ve yüksek kapasiteli harmanlama tankları sayesinde maximum kapasitede blending ve dolum imkanı sağlar.Müşteri memnuniyeti, dürüstlük, güvenilirlik, insana değer, güler yüzlü hizmet ve uygun fiyat satış ve pazarlama stratejimizin temelini oluşturmaktadır.

Madeni yağ sektörünün otomotiv sektörüne ne gibi katkıları oluyor?

Otomotiv sektörü her geçen gün büyümekte. Bu büyüyen pazara, gelişen teknolojisinin paralelinde AR-GE çalışmalarımız ile profesyonel çözümler üretmekteyiz. Günümüzde otomotiv sektörünün madeni yağ sektöründen en önemli beklentisi, en son teknoloji ile geliştirilmiş uluslararası standartları karşılayan alternatif ürünler. Bu sebeple AR-GE ye ayırdığımız bütçemiz ve ekibimiz ile sürekli sektörü analiz ediyor, doğru segmentasyon çerçevesinde yenilikçi ürünlerle sektörü destekliyoruz.

Firmanızın Türkiye pazarındaki hedefi nedir, REXOIL’in konumuyla ilgili neler söylersiniz?

Türkiye’de pazar ile ilgili hedeflerimiz başlangıçta pazar payı gibi oranlardan daha komplike. Aktaş Grup hâlihazırda madeni yağ sektöründe bir marka. İlk hedefimiz bu bilinirliği ve marka algısını piyasaya yeni sürdüğümüz REXOIL markamızda da oluşturabilmek.Şu an Türkiye’de baz yağı ithalatının yaklaşık yüzde 60’ı bizim. Piyasaya sürdüğümüz “Rexoil” markası ile işlenmiş ürün, yani motor ve makine yağları için de tedarikçi konuma geçiyoruz. Bu sayede grup olarak sektörde ürün tedarik zincirinin her iki kademesinde de bulunacağız. Öncelikli hedefimiz şimdiye kadar yaptığımız işi yeni marka/organizasyonumuzda da sürdürebilmek ve bu algı ile pazarda konumlanabilmek.Sektörde yarattığımız farklılık ve kalite ile pazarda yayılmamız çok hızlı olacaktır. Bu hedefle misyonumuz sektöre yeni bir soluk getirmek, alternatif yaratmak.

Pazarın rekabetçi koşullarında firmanızı öne çıkaracak farklılıklarınız neler olacak?

Şu anda Türkiye’de Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu raporlarına göre 306 adet madeni yağ lisansı bulunmaktadır. 2012 yılı “ilk altı ay” PETDER raporlarına göre ihracat ve yurt içi satış olmak üzere madeni yağ talebi 297 138 ton iken toplam arz 689 080 ton. Bu demek oluyor ki 2012’nin ilk altı ayında piyasaya giren madeni yağın talep fazlası 400 000 ton civarında. Bunun elbette öncelikle on numara adı altında yapılan sahte akaryakıt ticareti ile doğrudan ilişkisi var. Fakat bu rakamlar özellikle şunu gösteriyor ki biz arzın talepten daha fazla olduğu ve bu bağlamda olması gerekenden çok daha fazla aktörün bulunduğu bir pazarda yer alıyoruz. Bu sebepler de hizmet kalite standartlarına yansıyor. Arzın daha fazla olduğu bu pazarda markalar rekabet adına kaliteden ödün verebiliyor. Dolayısıyla tüketici ürününün arkasında duran; yatırımlarını teknolojiye yapan; pazarlama, satış ve satış sonrası süreçlere hâkim; yenilikçi ve güvenilir bir markaya ihtiyaç duyuyor. Biz, yeni markamızla da sektörün rekabetçi koşullarına kaliteden ödün vermeden dahil olmak ve emin adımlarla büyümek istiyoruz. Bizim pazarda yeri olan markalardan artımız kesinlikle heyecanımız. En az bu markalar kadar istikrarlı iş yapıyor ve bu işe heyecanımızı katıyoruz.

Türkiye’de ilk beşe giren üretim tesisimiz ve sağlam altyapımızın yansıra araştırmacı ruhumuz, yorulmak bilmeyen ekibimiz ve güven veren geçmişimiz tüketici için tercih sebebi.

Ürünlerinizin satış ve pazarlamasında nasıl bir yol izliyorsunuz?

Madeni yağın kullanım alanı çok geniş. Metalin çalıştığı her sistemde bir yağlayıcıya ihtiyaç var. Bugün denizcilikten elektrik üretimine, gıdadan tekstile kadar her sektörde madeni yağ kullanılmakta. Dolayısıyla satış organizasyonu da birçok kanaldan oluşmakta. Biz Rexoil olarak öncelikle üretim için gerekli tesisi kurduk. Bugün sektörün ihtiyacı olan her özel ürünü üretebilecek kapasitemiz, teknolojimiz mevcut. Ardından sektördeki ihtiyaçlara göre satış stratejilerimizi belirledik ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda sürekli güncelliyoruz. Bugün hem yurtiçi satış hem de ihracat satışlar için gerekli ekibe sahibiz. Yurtdışında ülkemizi REXOIL olarak yılsonuna kadar 17 ülkede fuarlar aracılığıyla temsil edeceğiz. Yurtiçinde de sektörlere göre uzmanlaşmış satış ekipleri ve ürün portföyümüz ile hareket ediyoruz. Hem otomotiv hem endüstriyel satış segmentlerinde eş zamanlı olarak yapılanmaktayız. Güçlü yerel kanı önderlerinden oluşan bayi ağımız ile son kullanıcıya ulaşmakta ve satış sonrası süreçleri bizzat son kullanıcı ile temas halinde kendi ekibimiz ile takip etmekteyiz.

Bu organizasyonların yansıra sektörün ilerisinde teknolojik altyapımız ile dünya markalarına partnerlik yapıyoruz. 

Türkiye pazarında varlığınızı yaygınlaştırmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? 

Biz pazara yayılma politikalarımızı “fiyat” üzerine değil “ürün teknolojisi” üzerine kuruyoruz. Stratejimiz, öncelikle tüketiciyi doğru analiz edip sınıflandırmak. Ve bu doğrultuda tüketiciye ih
tiyaçları doğrultusunda doğru ürünler sunmak. Bu sebeple biz pazara, ihtiyaç duyulan noktalara yeni geliştirdiğimiz ürünler ile çözümler sunarak yayılmak istiyoruz. Elbette bunun için her geçen gün büyüyen uzman bir kadroya ve bayi ağına sahibiz. Bundan beş yıl sonra REXOIL, diğer markaların yeterli olamadığı sistemlerde/ sektörlerde ürünleri kullanılan “doğru alternatif” in karşılığı olarak anılmalı. Biz, bu yola sektörün öncülerinden olabilmek hedefi ile çıktık. Bu amaçla pazara yatırım yapıyor ve trendleri en önde takip edip yorumluyoruz. İkinci adımda trendleri yaratan biz olacağız.

Madeni yağlar için kalite koşulları nelerdir, sizin kalite ve garanti anlamında çalışmalarınız ne durumdadır ?

Kalite bizim için her şeyin başladığı nokta. Yaptığımız işin her adımında bu slogan ile hareket ediyoruz. Aktaş Grup olarak Türkiye’nin en büyük baz yağı tedarikçilerindeniz. Dolayısıyla kaliteli motor/makine yağının kaliteli baz yağı ile üretilebileceğini ilk elden biliyoruz. Bu anlayışla yeni markamızla üretime başlıyoruz. Kaliteli ürün için ikinci adım yeterli tesis/teknoloji. Bugün Türkiye’de, 80 000 tona çıkardığımız üretim kapasitemiz, akredite laboratuvarımız ve son teknoloji makine parkımız ile ilk beşteyiz. Üçüncü adım ürünlerin uluslararası standartlara uymaları ve OEM onaylarına sahip olmaları. Mevcut ürünlerimizin tamamı gerektirdiği OEM onaylarına ve standartlara sahip ya da çalışmaları devam ediyor. Bundan sonrası satış, pazarlama, satış sonrası süreç stratejilerine kalıyor ve bunun için de alanının en iyilerinden oluşan bir ekiple çalışıyoruz.

“PAZARA YAYILMA POLİTİKALARIMIZI FİYAT ÜZERİNE DEĞİL ÜRÜN TEKNOLOJİSİ ÜZERİNE KURUYORUZ.”

Firmanızın yeni dönemdeki yapılanması- yenilik çalışmaları nelerdir?

Öncelikle REXOIL bizim için en büyük yenilik. Bu marka çerçevesinde daha öncede anlattığım üzere önce fabrikamızı yeniledik, geliştirdik. Ekip anlamında bir yapılanma halindeyiz. Bünyemize uzman kişiler dahil ettik ve kendi içimizde de çalışmalarımızı daha verimli hale getirecek bir rotasyon uyguladık.

Firmanızın belirlediği hedefleriniz nelerdir?

Pazarın öncülerinden biri haline gelmek. Baz yağı tedarikinde pazar payımızı arttırmak ve motor/makine yağları pazarında pazar sahibi olmak. Ve tüm bunları sahip olduğumuz değerler ile yakalamak.

Hep birlikte göreceğiz ki kısa zamanda REXOIL de kendini kanıtlayacak ve kalitenin tanımı REXOIL olacak.

Yorum Yap

*