Continental ve Schaeffler tarafından Ford işbirliğiyle üretilen 2. Nesil Benzin Teknolojili Otomobil % 25 yakıt tasarrufu sağlıyor

 

continental_pp_48v_p2_hybride_architectureContinental ve Schaeffler tarafından, Ford işbirliğiyle üretilen ikinci nesil Benzin Teknolojili Otomobil, yenilikçi 48 Volt teknolojisi ve optimize edilmiş çalışma prensibiyle yakıt tasarrufunda çıtayı yükseltiyor. Hibrit araç, yüzde 25 daha fazla yakıt tasarrufu vadediyor.

 Continental ve Schaeffler, ikinci nesil Benzin Teknolojili Otomobili (Gasoline Technology Car – GTC II), Almanya’da Nuremberg yakınında Schluesselfeld’de tanıttı. Avrupa ülkelerinden davet edilen uzman gazeteciler, ADAC Sürüş Merkezi’nde yaptıkları deneme sürüşüyle GTC II’nin performansını test ettiler. GTC II, akıllı son nesil 48 Volt hibrit teknolojisinin sahip olduğu potansiyelin ulaştığı en ileri noktayı gözler önüne serdi.

Birinci nesil GTC I, 2014 yılında Viyana Motor Sempozyumu’nda sunulmuş ve yakıt tasarrufunda yüzde 17’lik iyileşme ve kilometre başına 95 g’nin biraz altında CO2 emisyonu ile tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Hali hazırda yüksek verimliliğe sahip Ford Focus’un standart modeli 1 litre turbo şarjlı üç silindirli benzinli motora (GTDI) ve 12 voltluk start-stop sistemine sahipti.

gtc_i_und_iiGTC II ise GTC I’in sahip olduğu NEDC (Yeni Avrupa Sürüş Döngüsü) yakıt tüketiminde yüzde 13’lük bir ek iyileşme vadediyor. GTC II ve GTC I arasındaki en belirgin fark ise, ikinci nesil modelde (P2 Hibrit Teknolojisi) bulunan, içten yanmalı motor ve şanzıman arasına entegre edilmiş yüksek verimli elektrikli motor.

Continental Yönetim Kurulu Üyesi ve Güç Aktarım Grubu Başkanı José Avila, “İkinci nesil Benzin Teknolojili Otomobil, 48 voltluk elektrik sistemi, içten yanmalı motor ve çalışma prensiplerinin tam bir sistem halinde bütün olarak optimize edildiği yarı hibridin sahip olduğu olağanüstü potansiyelin kanıtı niteliğindedir” dedi.

Ar&Ge’den sorumlu Schaeffler Yönetim Kurulu Üyesi Peter Gutzmer ise, “GTC II, aynı GTC I gibi, yüksek verimli hibrit çalışma prensiplerinin düz vitesli araca başarıyla entegre edilmesi bakımından bir dönüm noktası teşkil ediyor. GTC II’daki e-clutch; elektrikli start-stop, elektrikli stop-go fonksiyonları ve durma noktasına yakın hızlarda enerji geri kazanımı gibi fonksiyonları desteklemektedir” şeklinde konuştu.

Ford Avrupa Motor ve Güç Aktarım Sistemleri Araştırma & İleri Mühendislik Müdürü Carsten Weber ise “Birçok kez Uluslararası Yılın Motoru ödülüne layık görülen 1 litre Ecoboost motoruyla Ford Focus, hibrit teknolojisinin böylesine yüksek ivmelenme değerine sahip motorlarda bile sahip olduğu potansiyeli ortaya koyarak hibrit araçlar için mükemmel bir başlangıç noktası olmuştur. Dolayısıyla GTC II konseptinin entegrasyonunda odak noktası kapsamlı bir güç aktarım optimizasyonuydu” dedi.

schaeffler_p2_hybrid_moduleVerimlilik Artışı – Gelecek Nesil 48 Volt Teknolojili GTC II

Genel prensiplerine bakıldığında, GTC II, GTC I ile birçok ortak özelliğe sahip bulunuyor. İki araç da 48 voltluk yarı hibrit teknolojili küçük hacimli benzinli motora sahip araçlar için sunduğu potansiyeli ortaya koyuyor. Ayrıca her iki araç da standart modele karşı sağladığı yakıt tasarrufu üstünlüğünü akıllı sinerjiden elde ediyor. Araçların hibrit çalışma prensipleri, bütünsel entegrasyon yaklaşımına dayanıyor ve birkaç parçanın toplamından ziyade daha güçlü bir bütün ortaya koymaya odaklanıyor.

GTC II, hem elektrikli sürüş sistemi hem de içten yanmalı motor açısından daha önceki model için halen erişilmez olan bir potansiyelden istifade ederek GTC I’nin bir adım önüne geçiyor. GTC II’nin elektrikli motoru, içten yanmalı motor ve şanzıman arasında bir kayış aracılığıyla güç aktarma organlarına entegre edildi. Kayışın aşağı ve yukarısında bulunan iki debriyaj, içten yanmalı motorun gerektiğinde tamamen ayrıştırılmasını sağlıyor. Böylece elektrikli motor içten yanmalı motordan bağımsız bir şekilde kullanılabiliyor. Sonuç olarak, GTC II, hem düşük yükte sabit hızlı elektrikli salınımı, hem de dur-kalklı sürüşlerde elektrikli ivmelenmeyi destekliyor.

Aracın yavaşlama anında herhangi bir motor frenleme etkisinin olmaması; geri kazanıma uygun daha fazla kinetik enerji oluşması anlamına geliyor. Ayrıca, aşırı enerjiden kaçınılması sayesinde motor soğutma ve filtreleme sistemleri daha az çalışıyor. Kendini zaten GTC I ile ispatlayan ısı yönetim sistemi (thermo-management system) ile daha da arttırılan bu etki, motorun durma evrelerinin sürüş döngüsünün oldukça büyük bir bölümünü oluşturduğu hibrit araçlar için büyük bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor. Continental’ın elektrikle ısınan yüksek performanslı 48 Voltluk EMICAT® katalizörün sistematik kullanımı sayesinde, uzun süren motor durma evrelerinden sonra bile motor emisyonları anında azaltılabiliyor. Bu strateji GTC II’nin Euro 6 c (2017/2018) emisyon standardının zor şartlarına uygunluk sağlamasında da büyük bir rol oynuyor.

 Daha Yüksek Termodinamik Verimlilik

GTC II’nin içten yanmalı motoruna odaklı yapılan ölçümler aynı zamanda motorun termodinamik verimliliğinin ileri optimizasyonunu da kapsıyor. Daha yüksek sıkıştırma oranı ve emme supaplarının geç kapandığı motor döngüsü (Atkinson döngüsü) azalan yakıt tüketimiyle sonuçlanıyor. Aynı zamanda, bu motora özel olarak uyarlanmış radyal ve eksenel türbin özelliği olan Continental turbocharger; özellikle düşük hızlarda daha hızlı yanıt veriyor. Bu da elektrikli tork asistanı ile bir araya gelince, çalışma prensiplerini belirlemede daha fazla esneklik sağlarken, sürüş keyfini ve müşteri memnuniyetini de arttırıyor.

Continental ve Schaeffler tarafından, Ford’un işbirliğiyle üretilen ikinci nesil benzin teknolojili otomobil yüzde 25 daha fazla yakıt tasarrufu vadediyor.  

logo2Schaeffler hakkında;

Schaeffler Grubu, sunmuş olduğu yüksek kalite, üstün teknoloji ve güçlü yenilikçi yaklaşımı ile otomotiv ve endüstri için küresel çapta lider bir tedarikçi konumundadır. Schaeffler Grubu, birçok endüstriyel uygulamada kullanılan rulman ve lineer sistem çözümlerinin yanı sıra motor, şanzıman, şasi uygulamalarındaki yüksek hassasiyetli komponent ve sistemleri ile birlikte “Gelecek için Mobilite” konseptine çözüm odaklı büyük katkılar sağlamaktadır. 2015 yılında yaklaşık 13,2 milyar Euro’luk satış gerçekleştiren Schaeffler, dünya çapında 85.000’den fazla çalışanı ile Avrupa’nın en büyük aile şirketlerinden biridir. 50’den fazla ülkede bulunan yaklaşık 170 konumu ile üretim tesisleri, Ar & Ge merkezleri ve satış şirketlerinden oluşan dünya çapında bir ağa sahiptir.

Schaeffler, Türkiye’deki faaliyetlerine 1986 yılında kurulan INA Rulmanları Tic. Ltd. Şti. ve aynı yıl kurulan FAG Rulmanları Türkiye irtibat ofisi ile başlamıştır. 2001 yılında FAG’ın Schaeffler bünyesine katılımıyla iki firma faaliyetlerini ortak olarak sürdürmeye başlamış ve şirket ünvanı 2007 yılında Schaeffler Rulmanları Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilmiştir. Merkezi İstanbul’da bulunan firma, Schaeffler çatısı altındaki LuK, INA, FAG ve Ruville markaları ile Türkiye genelinde otomotiv ve endüstri sektörleri için kapsamlı bir ürün yelpazesi sunmaktadır. Schaeffler’in Türkiye’deki öncelikli hedefleri arasında uzman çalışan kadrosu ile doğru teknolojileri sunarak mümkün olan en üst düzeydeki müşteri memnuniyetini sağlamak yer almaktadır.

Schaeffler hakkındaki son haberleri Twitter @schaefflergroup’dan takip edebilirsiniz.

Attachment

Yorum Yap

*