ZF Otonom Sürüş için Ana Teknolojileri Geliştiriyor

 

ZF, “Gör – Düşün – Uygula” (See – Think – Act) ilkesi sürücüsüz araç ve ticari araç projelerini destekliyor.

ZF ve NVIDIA, yapay zekalı sistemleri araçlara entegre etmek için altyapı desteği veriyor.

ZF, kurduğu yeni ortaklıklar ile uzmanlık yelpazesini genişletiyor.

ZF, otonom sürüş teknolojilerinde çok yönlü bir tedarikçi olma yolunda ilerliyor. Şirketin ürünleri, araçların görmesini, düşünmesini ve uygulamasını sağlamaya yardım eden gelişmiş, entegre sistemlere odaklanıyor. ZF, bu sistemleri , tahrik, şasi ve direksiyon sistemleri alanında sensörler (“görme”), elektronik sistemler ve yazılımdan (“düşünme“) hassas mekatronik sistemlere değin(“hareket etme”) kapsamlı bir teknolojik yelpaze ile destekliyor.  ZF, Ibeo’yla ortaklığında, yeni nesil LIDAR sensörlerini geliştirme hedefiyle, sensörler ve elektronik alanında çığır açan yenilikler üzerinde çalışmaktadır. Aracın çevresi ile iletişim kurmasının (Car-to-X) sağlanması, çevresel algılama aralığını önemli ölçüde genişletebilir ve güvenlikle ilgili ilave bilgi sağlayabilir. ZF ve NVIDIA, büyük hacimli sensör verilerinin hızlı ve akıllı bir biçimde işlenebilmesi için, araçları bir süper bilgisayarın işlem gücüyle donatmak amacıyla işbirliği yapıyor. Bunun da otomotiv uygulamalarında derin öğrenme ve yapay zekayı mümkün kılmaya yardım etme potansiyeli vardır.

Günümüzde birçok araç, halihazırda acil durumda frenleme ve şeritte tutma asistanı gibi gelişmiş sürücü destek sistemleri ile donatılmıştır. Bu sistemler, sürücünün zamanında doğru eylemde bulunmaması halinde acil bir durumda aktif olarak müdahale etmek üzere tasarlanmıştır. Otonom sürüş fonksiyonları elde etmek için daha yüksek derecede teknoloji gerekli olacaktır.

Sürücü destek sistemleri, sürücünün doğrudan müdahalesi olmaksızın aracın eksenel hareketlerini kontrol etmek üzere aktarma organları, şasi, direksiyon ve frenlerdeki aktif mekatronik sistemlere bağlıdır. ZF’nin ürün portföyü bu nedenle, gelişmiş güvenlik ve otomatik sürüş sistemleriyle entegre olabilecek komponentlere odaklanmaktadır. ZF CEO’su Stefan Sommer “Amacımız, araçların görmesini, düşünmesini ve hareket etmesini sağlamak ve bu sistemler için tek noktadan ürün sunmaktır,” diye açıklıyor. Şirket bu amaca, aralarında 360 derece panoramik görüş ve yüksek hızlı bilgi işlemedeki gelişmelerin de yer aldığı sensör teknolojisindeki yenilikleriyle gittikçe yaklaşmaktadır;. .  ZF, bu alanda sadece kendi yenilik gücüne değil, mobilite alanını genişletmeyi hedefleyen diğer yüksek teknoloji şirketleriyle kurduğu ortaklıklarına da güveniyor.

 Sensör veri kalitesi ve miktarı artıyor

ZF’nin mevcut radar sensörleri, birçok uygulamada kullanılabilir ve radar, şiddetli yağmur gibi görüşün zayıf olduğu durumlar da dahil neredeyse bütün hava koşullarında etkili biçimde çalışabilir. ZF AC100 ve AC1000 radarları mevcut sürücü destek sistemlerinin farklı ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır ve radarın sunduğu avantajlar arasında halihazırda otoyol sürücü yardımcı sistemlerinde önemli rol oynayan ve geleceğin otonom sürüş fonksiyonlarında daha da önemli hale gelecek doğrudan mesafe ve bağıl hızları ölçme özelliği bulunmaktadır. ZF ayrıca mobilitenin gelişmiş görüntü tanıma algoritmalarını kullanan araçlar, yayalar ve yoldaki diğer unsurları saptayıp Otomatik Acil Durum Fren sistemlerini tetikleyip çarpışmaların şiddetini hafifletmeye veya bunların önüne geçilmesini sağlayan ön nesne tanıma kameralarında da dünya lideridir. Kameralar yoldaki şeritleri de izleyip aktif Şerit Takip veya Şeridi Hizalama fonksiyonlarını da destekler.

Otomatik sürüş için bir başka önemli teknoloji de 360 derecelik panoramik görüştür. 3. ve 4. seviye otonom sürüş sistemlerinde yüksek derecede çevresel sensör dayanıklılığı ve hassasiyeti önemlidir ve ZF’nin yeni nesil kamera ve radar sistemleri lazer bazlı ışık saptama ve uzaklık ölçümü veya LIDAR sistemleriyle genişletilecektir. ZF, Hamburg merkezli Ibeo’yla 2016’dan beri otomobillerde kullanmak üzere, dayanıklı LIDAR sistemleri geliştirmek üzere ortaklığını sürdürüyor. Bu sistemler, yakındaki nesnelerin mesafesini, konumunu ve bağıl hızını ölçmek ve diğer araç üstündeki radar ve kamera sensörlerinden alınan veriyi teyit edip onaylamak için kullanılacak.

ZF’nin akıllı araçların çevresiyle iletişim kurmasını (Car-to-X) sağlaması, doğrudan görüş alanında olmayabilecek nesneler hakkındaki bilgiyle, sensör verilerini genişleterek araçlara ilave bilgi sağlayabilir. Örneğin yeni X2Safe özelliğiyle ZF, bulut bazlı bir algoritmanın trafiğin güvenliğini artırmaya nasıl katkı sağlayacağını geçtiğimiz günlerde gösterdi. X2Safe, araçlar, akıllı telefonlar ve akıllı saatler arasında iletişimi mümkün kılarken, sürücülere, yayalara ve bisiklet kullanıcılarına şehir trafiğinde gerçekleşebilecek potansiyel çarpışmalarla ilgili önceden uyarı vermek üzere tasarlanmıştır. Bu teknoloji, gelecekte araçların  ve nesnelerin birbirleriyle haberleştiği uygulamalarının temelini oluşturabilir.

 Süper bilgisayarlar araçlarda yapay zekayı beraberinde getiriyor

Sürücüsüz araçlarda veri işleme ihtiyaçları kuşkusuz katlanarak artacaktır. Aracın, sensörlerden, araç üstündeki sistemlerden ve buluttan gelen bütün bu dijital bilgiyi yorumlayıp işleyebilmek için yeterli bir hesaplama gücüne ihtiyacı vardır. Otomobil elektroniğinde kullanılan mimari, geleneksel olarak elektronik kontrol birimlerinden oluşur ve bunlar otonom sürüş için iyileştirilip geliştirilebilir.

ZF, binek araçlar, ticari kamyonlar ve endüstriyel uygulamalar için otomatikleştirilmiş ve otonom sürüş sistemleri de dahil olmak üzere taşımacılık endüstrisi için yapay zeka (AI) sistemleri geliştirmek amacıyla NVIDIA’yla işbirliği yapıyor. Las Vegas’taki Tüketici Elektronik Fuarı’nda sergilenen, otoyolda otomatikleştirilmiş sürüş için ZF ProAI, NVIDIA AI teknolojisi kullanılarak geliştiren ilk ZF sistemidir. Araçların sensör ve kamera verilerini işlemek için, derin öğrenme kullanarak çevrelerini anlamalarını sağlayacaktır. Ayrıca şirketler daha gelişmiş ve büyük ölçüde otomatikleştirilmiş sürüş için de çözümler geliştiriyorlar ve böylece  sürüş esnasında sistemler aracı daha yüksek seviyedeki otonomiyle kontrol ediyorlar.

 

Attachment

Yorum Yap

*