Art Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Bekir Artar İle Özel Bir Röportaj

 

ART Otomobil Aksamları Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bekir Artar ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu sayede Bekir Artar’ı ve ART’nin kuruluşundan bugüne yaptığı işleri, geçmişini ve hikayesi hakkında bilgi sahibi olduk. Bekir Artar’a kendine ve ART’yi tüm açıklığıyla bize aktardığı için teşekkür ederiz.

Bekir Bey merhabalar. İlk önce sizi tanımak istiyoruz. Çünkü bizim sizi bildiğimiz kadarıyla eğitim hayatınız ve iş hayatınız bugüne kadar birçok farklılık göstermiş  ve bu geçmişin nasıl oluştuğunu bilmek isteriz.

Merhabalar öncelikle,

Hayat serüvenime baktığımızda birçok insan için belki sıradışı, belki bazıları içinde normal sayılabilir ama kendim için birçok zorluk atlattığımı söyleyebilirim, kısaca şöyle anlatayım. 1960 Bartın doğumluyum evli ve bir çocuk babasıyım, ilk ve orta öğretimimi Bartın’da tamamladım, ardından aile yakınlarımızın ve akrabalarımızın sayesinde lise öğrenimimi için İstanbul Şişli Motor Meslek Lisesi’ne girdim. İstanbul’da okuduğum dönemde birçok maddi zoorluklar çektim ama hiçbir zaman çalışmaktan vazgeçmedim. Lise mezuniyeti sonrasında girdiğim üniversite sınavında Türkiye derecesi yaparak Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) işletme bölümüne girdim. ODTÜ’de okuma hayatım, meslek lisesi mezunu olduğumdan altyapı  eksiliğimden dolayı beni çok zorladı, 1987 yılında üniversiteden mezun oldum. Daha sonrasında iş hayatımda profesyonelleşmeyi seçtim, belki karşıma daha iyi fırsatlar çıksada daha büyük ve kurumsallık adına o zamanın büyük şirketi Nasaş Alminyum Demir Çelik Şirketi’nde Bütçe ve Yatırımlar  uzmanı olarak işe başladım, burada 2 yıl çalıştıktan sonra Elginkan Holding Isı Grubu Bütçe Finansman Müdürü ve Emas yönetim kurulu üyeligi görevine transfer oldum. Burada 5 yıl çalıştıktan sonra Alman bir şirkette yine CFO’luk görevini üstelendim.

Bundan sonraki görevimde yine farklı bir sektöre geçiş yaparak o zaman orta ölçekli  ve finansal olarak zor  durumda olan 30-40 kişilik bir kozmetik firmasında işe başladım. Buradaki işleyiş benim hayatımda beni en çok zorlayan ve en çok çaba sarfettiğim işimdi. Bu firmada CEO’luk, CFO’luk, yönetim kurulu üyeliği, yönetiminde bulundugum firmayı  2002 yılından 2013  yılına kadar dünya markası haline getirdik ve halen büyüyerek devam ediyor, 50 kişilerden 1300 kişilere kadar çalışan sayısı çıktı ve 2013 yılında bu firmayı;  yabancı kozmetik firmasına  sattık. İşte ART’ninde kuruluşu da bu andan sonra ortaya çıkmaya başladı.

Peki Bekir Bey nasıl karar verdiniz ART’yi kurmaya ve farklı bir sektöre geçmeye, nasıl oldu ?

Şirket satışından sonra aslında emekli olmanın kesinlikle bana uygun olmadığını kısa bir süre içinde anladım. Daha sonrasında çalışmalara başladım ve ART’yi kurduk. İlk önce markalaşma konusunda, tüm kurumsal kimlik, tescil ve patent gibi konularla oğlum Emir ilgilendi ben de finansal, mamul, üretim ve diğer altyapı işleriyle ilgilendim ve şirketimiz  kurulmuş oldu.

ART’nin geleceği için neler hedefliyorsunuz ?

ART şuan hem üretici hem de ticaret yapan bir firma konumunda, bizim buradaki amacımız öncelikle dünyada tam anlamıyla var olmayan bir dikiz aynası tedarik zincirini kurmak. Biz bu firmada her zaman üretimimizi ve üretim ürün gamımız arttıracağız ve ART markası altında  her zaman ürün çeşitini arttıracağız, bu belli bir süreden sonra dikiz aynası ve kapı kolundan diğer aksamlara doğru geçişi sağlamayı hedefliyoruz. Dünyada varolmayan bir hizmeti sunmayı ve dünya markası olmayı planlıyoruz. En önemlisi ülkemize, Türkiye’ye global bir değer katmak  istiyoruz.

Art’nin şuanki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz ?

ART pazarda yeni bir marka ve sürekli gelişimde olan bir marka. ART markası yavaş yavaş müşterilerimizle ve son tüketiciyle sadakat bağlarını kurmaya başladı ve bu durum bizi çok sevindiriyor. Fakat hala eski yapıda olduğumuzu sanan ve bizi de tam anlamıyla tanımayan, ürün çeşitliliğimize ayak uyduramayan  müşterilerimiz de mevcut, fakat bu durum karşılıklı bilgi alışverişiyle yavaş yavaş aşılacağını düşünüyorum.

Sizin geçmiş tecrübelerinizden anladığımız kadarıyla girişimci bir yapıya sahipsiniz, girişimcilik nedir ve bu konu hakkında düşünceleriniz nedir ?

Girişimcilik kelimesi geçtiğimiz son on yılda çok popüler oldu. İlk önce şunun farkına varmak lazım girişim yapmak bir şey yaratmak, katma değer  oluşturmak ve başarılı olmak demek ama yalnız bunun şundan farkı var girişim yapmak fazla para kazanmak anlamına gelmiyor bu yüzden bazılarında bu yanlış algı oluşabiliyor ve bu hedefle başarısız olabiliyorlar. Bir iş yaparken her zaman çok risk oluyor, girişimcide bu riski göze alabilen ve sorumluluğu üzerine alan kişiye deniyor. Daha demin girişimi tanımlarken ne dedik bir şey yaratmak yani bir fikri hayata geçirmek dedik. Ama fikri hayata geçirmek önemli, insan yaptığı işte her zaman dinamik olmalı ve anında çalışmaya başlamalı. Her zaman  etrafımdakilere ben şunu söylüyorum eğer bir şey başarmak istiyorsan ‘’isteyeceksin, inanacaksın, çalışacaksın ve sonra başaracaksın.‘’ Eğer sen bir şeyi yapmayı İstemiyorsan zaten çalışmazsın ve başaramazsın benim düşüncem bu yönde. Bu yüzden genç girişimcilere her zaman yapacakları işi, akıllarındaki fikirleri hayata geçirmeleri için kararlı olmaları ve bu istekleri için yukarıda söyledigim üç fiili yapmalarını  tavsiye ediyorum.

Kendi hayatıma baktığımda ben hayatım boyunca çok çalışan bir insan oldum; küçük yaşlarımdan beri  hiçbir zaman pes etmedim çünkü her zaman hedeflerim oldu. Ben her yaptığım işte hedeflerim olduğu için kararlı bir yapıda her şeyi çok çalışarak elde ettim,  ben hiçbir zaman başkasına güvenmedim, zekama, çalışmama, çalışma ahlakıma ve dürüstlüğüme  güvendiğimden başarıyı elde ediyor olabilirim ve bu yüzden belki de girişimci diye tanımlanabilirim. (tabiki daha çok erken)

İş dışındaki hayatınızdaki uğraşlarınız nelerdir?

İş dışında dalış sporuyla uğraşıyorum şuan çok zaman ayıramasamda Türkiye’nin hemen hemen her yerinde ve ayrıca dünyanın birkaç önde gelen dalış noktalarında dalış yaptım. Advance PADI dalış sporcusuyum.

Spor olarak kışın kayak yapmayı çok severim genelde hafta sonları yakın kayak merkezlerine giderim veya kış tatili yapmaya çalışırım.

Ayrıca; motosiklet tutkum var, Harley Davidson Rocker C kullanıcısıyım, çok keyif aldığım bir araç.

Bunlar dışında spor olarak sayısını veremecegim farklı şeyleri denedim. Ayrıca silahlara ve türeklere özel ilgim var, silah ve tüfek koleksiyonum var, özel el işlemeli gravürlü tüfekler favorimlerim ve genelde bu tarz tüfekleri koleksiyonuma katmaya çalışıyorum, fırsat buldukça ara ara mevsiminde avcılık olmasada stres atmak için atışa gidiyorum.

Kitaplarla aram iyidir. Hafta sonlarında muhakkak ekonomi dergilerini okurum, boş   zamanlarımda televizyon veya başka aktivitelerdense kitap okumayı tercih ediyorum. Çünkü biraz beni işlerden izole edip farklı bir yapıya sokuyor ve beni rahatlatıyor.

ART Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bekir ARTAR ile gerçekleştirdiğimiz bu keyifli sohbette samimi cevapları için Sn. Bekir Artar’a teşekkür ederiz. Böyle bir tecrübeyi okurlarımıza ve takipçilerimize aktarmaktan mutluluk duyduğumuzu belirtmek isteriz.

Bekir ARTAR

ART Yönetim Kurulu Başkanı

Attachment

Yorum Yap

*